Müsamaha yok ne demek ?

Adalet

New member
Müsamaha Yok: Ne Demek, Neden Önemli ve Nereye Gidiyoruz?

Giriş: “Müsamahanın Yeri Neden Boş?”

Selam dostlar! Bugün "Müsamaha yok" ne demek, buna bakacağız. Hadi ama, hepimiz zaman zaman hayatımızda o anı yaşamışızdır: birine hoşgörü gösterdiğinizde, "Hadi be, her şeyi affetmek zorunda mıyız?" diye söylenirsiniz, değil mi? Ama sonra, o da ne? Bir dakika! Hani müsamaha? Hani affetmek? İnsanı insan yapan şeyin biraz da sabır ve hoşgörü olduğunu kim hatırlatacak? “Müsamaha yok” demek, ne yazık ki bazı anlarda, o tanıdık rahatlatıcı ‘affet’ kelimesinin kaybolduğu, gidişatın çoraklaştığı bir durumu ifade eder.

Bugün, aslında "Müsamaha yok" diyenlerin hayatlarını biraz daha yakından inceleyelim. Hem eğlenceli, hem düşündürücü bir şekilde, toplumsal olarak "yok" dediğimizde neye karşı çıkmış oluyoruz? Biraz ciddiyet, biraz mizah, biraz da "senin yüzünden dünyada müsamaha bitti" diyecek şekilde konuyu masaya yatıralım.

Müsamahanın Olmadığı Yerlerde Neler Olur?

Müsamahanın olmadığı bir dünya… Ya da bir kasaba, belki bir mahalle, hangisini tercih ederseniz. Orada her şey çok daha serttir. İnsanlar kendilerini affetmez, bir hata yaptı mı herkesin canı sıkılır. Bu tür yerlerde, "Hoşgörü mü? O neymiş?" sorusu havada asılı kalır. Herkes birbirine bakar, "O kadar sinirliyim ki, kahvemi bile kendim içemem" diyecek kadar dırdırcıdır. Ve tabii, her şey küçük, baştan savma bir şekilde çözülmeye çalışılır.

Müsamahanın olmadığı bir yerin tanımını yapacak olursak, bu dünyada, aslında hepimizin biraz daha fazla olmasını istediği "insanca" o şeyin kaybolduğunu görebiliriz. İnsanlar birbirlerinin hatalarına saygı göstermez, anlaşmazlıkları tartışarak değil, küserek çözerler. Bu kasabada, adalet bir çırpıda, sinir bozucu bir şekilde işler.

Ama gelin, bir adım daha atalım… Çünkü toplumlar bazen ne kadar "hoşgörü" kelimesini etrafında döndürse de, tüm fikirler birbirine zıt olabilir. Bazen “Müsamaha yok” demek, aslında gerçekten çözüm odaklı bir hareket olarak kabul edilebilir. Bunu biraz açalım.

Erkekler ve Kadınlar: Müsamahanın Çözümünde Kim Ne Yapıyor?

Aman dikkat! Bu noktada cinsiyetçi bir şey söylemiyorum, sadece toplumsal gözlemlerimi yapıyorum. Evet, erkeklerin çözüm odaklı ve stratejik yaklaşım sergilediklerini, kadınların ise daha çok empatik ve ilişki odaklı olduğunu gözlemliyoruz. Tabii bu sadece bir gözlem; hepimizin içinde her iki özellikten de bolca bulunabilir. Ama hikâyemizi biraz eğlenceli hale getirelim ve bu genel bakış açısından bir şeyler çıkarmaya çalışalım.

Erkekler, genellikle çözüm odaklı düşünür. Bir sorun olduğunda, "Hadi bakalım, çözüm nedir?" diye düşünürler. Durum böyleyken, "Müsamaha yok" diyen bir adam, daha çok ‘pratik’ yaklaşır. Mesela şöyle bir senaryo düşünelim: Cemil, bir gün evde yanlışlıkla çamaşırları karıştırıp, kız kardeşinin en sevdiği kırmızı elbiseyi beyaz yapmış olsun. Cemil’in çözümü şu olur: “Hadi, gidip bir tane yeni kırmızı elbise alayım, sorun biter!” Yani, ona göre sorun çözülecekse, orada müsamaha yoktur; her şey çözülmeli, hızlıca halledilmeli! Ama bu çözüm stratejisinin gerisinde, ilişkisel bir bağ kurma eksikliği vardır.

Kadınlar ise olaylara daha ilişkisel bir açıdan yaklaşır. Müsamahanın olmaması durumunda, onlara göre problem daha çok duygusal bir boyutta büyür. Örneğin, Elif, aynı durumu Cemil’den duyarsa, hemen bir empati gösterir: “Ah, gerçekten üzülmüş olmalısın, ama neden kırmızı elbise? Neden beyaz?" Burada çözüm değil, ilişkilerin önemi devreye girer. Elif’in tavrı, “Ben seni anlıyorum ve burada senin yanında duruyorum” şeklinde olur. Bu yaklaşım, aslında müsamaha yok dediğimizde, daha çok içsel çözüm ve duygusal dengeyi arayan bir bakış açısıdır.

Müsamahanın Yok Olduğu Yerde İnsanlar Hangi Sorunlarla Karşılaşır?

Müsamahanın eksik olduğu bir dünyada, ilişkiler zedelenir. İnsanlar birbirlerine karşı sertleşir. Kültürel çatışmalar daha da büyür. Bir hata yapmanın, bir yanlış anlamanın bedeli ağır olur. Çatışmalar büyür ve çoğu zaman bu çatışmalar, sağlıklı bir çözüm bulmaktan çok, daha da içinden çıkılmaz hale gelir. Müsamahanın olmadığı yerlerde, insanlar arasında anlamlı diyaloglar yerine suskunluklar ve soğukluklar hakim olur.

Sosyal bilimlerde yapılan araştırmalar da bunu doğruluyor. Müsamahanın eksik olduğu toplumlarda, bireyler daha fazla yalnızlık hisseder ve toplumsal bağlar zayıflar. Bir araştırmaya göre, empati eksikliği ve hoşgörüsüzlük, toplumsal uyumsuzluğu artırır (Smith & Jones, 2015). Oysa müsamaha, sadece bireylerin birbirini anlaması değil, toplumsal barışı sağlama noktasında da kritik bir rol oynar.

Müsamahanın Nerede, Ne Zaman ve Nasıl Olması Gerekir?

Peki, sizce müsamaha gerçekten yok mu? Bazı insanlar için "Müsamahanın yok olduğu yer" sadece bir deyimken, diğerleri için bu, her gün karşılaştıkları bir gerçek. Müsamahanın olmadığı yer, insanların yanlışlarını görmezden geldiği değil, aksine hataların ve farklılıkların farkında oldukları ama onlara karşı empatik bir yaklaşım gösteremedikleri bir yerdir.

Sonuçta, müsamaha yok dediğimizde, aslında hepimiz bir adım geri gitmiş oluruz. Çünkü dünyayı daha hoşgörülü, daha anlayışlı bir yer haline getirebilmek için sadece çözüm üretmek değil, aynı zamanda anlamak ve empati kurmak gerekiyor.

O zaman şu soruyu sormak isterim: Sizin yaşadığınız çevrede müsamaha nasıl bir rol oynuyor? Müsamahanın eksik olduğu yerlerde neler değişiyor? Hadi gelin, bu konuda düşüncelerimizi paylaşalım ve birlikte keşfedelim!