Erken adet olduğumu nasıl anlarım ?

Sevgi

New member
Yaşa bağlı değişimler: Adetlerin ilk başladığı ergenlik döneminde hormonal sistem henüz olgunlaşma sürecindedir. Menopoza yaklaşırken de döngü uzunluğunda ve kanama düzeninde değişiklikler görülebilir. Her iki dönemde de yaşa özgü özellikler dikkate alınmalıdır.

Rahim ve rahim ağzıyla ilişkili nedenler: Polipler, miyomlar ve bazı enfeksiyonlar beklenmedik kanamalara yol açabilir. Bu durumlar her zaman döngünün gerçekten kısaldığı anlamına gelmez; bazen adet dışı kanama söz konusudur.

Bu nedenlerin birbirinden ayrılması, yalnızca belirtileri sıralamakla değil, kanama öyküsünü ve gerektiğinde klinik bulguları birlikte değerlendirmekle mümkündür.

Yazma

5. BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR ERKEN ADET HAKKINDA NE SÖYLÜYOR?

Adet döngüsündeki değişimleri anlamak için yalnızca kişisel deneyimlere değil, bilimsel araştırmaların nasıl yürütüldüğüne de bakmak gerekir. Çünkü tek bir kişinin deneyimi önemli olsa da bütün kadınlar için geçerli bir sonuç çıkarmaya yeterli değildir.

Fehring, Schneider ve Raviele tarafından 2006 yılında Journal of Obstetric, Gynecologic & Neonatal Nursing dergisinde yayımlanan araştırma, bu açıdan dikkat çekicidir. Araştırmacılar, düzenli adet gördüğünü bildiren 141 kadının toplam 1.060 döngüsünü incelemiştir. Katılımcılar üç ila on üç döngü boyunca elektronik doğurganlık monitörleriyle takip edilmiş ve yumurtlama zamanının tahmininde idrardaki luteinleştirici hormon (LH) yükselişinden yararlanılmıştır.

Araştırmada ortalama döngü uzunluğu 28,9 gün olarak bulunmuş, döngülerin yüzde 95'i 22-36 gün aralığında yer almıştır. Araştırmacıların vardığı önemli sonuç, düzenli adet gören kadınlarda bile döngünün farklı aşamalarında kayda değer değişkenlik bulunmasıdır.

Bu bulgu, bir ayın önceki aydan birkaç gün farklı olmasının tek başına hastalık göstergesi sayılamayacağını destekler. Ancak araştırmanın 141 kişilik belirli bir grupta yürütüldüğünü ve sonuçların her yaş grubuna ya da her sağlık durumuna doğrudan genellenemeyeceğini de unutmamak gerekir.

Cole, Ladner ve Byrn'in 2009 yılında Fertility and Sterility dergisinde yayımlanan araştırması da döngü uzunluğundaki doğal değişkenliği ele almıştır. Araştırmada günlük idrar örnekleri üzerinden LH ve insan koryonik gonadotropini (hCG) düzeyleri değerlendirilmiş, toplam 167 kadından elde edilen gebelikle sonuçlanmayan ve gebelikle sonuçlanan döngüler incelenmiştir. Çalışmanın temel katkısı, yumurtlama zamanının ve döngü uzunluğunun kişiden kişiye ve döngüden döngüye değişebildiğini göstermesidir.

Bu iki araştırmadan çıkarılabilecek sonuç şudur: Erken adet şüphesini değerlendirirken yalnızca beklenen tarihe odaklanmak yerine, kişinin kendi döngü geçmişini ve kanamanın özelliklerini incelemek gerekir.

Kaynaklar:

- Fehring RJ, Schneider M, Raviele K. Variability in the phases of the menstrual cycle. J Obstet Gynecol Neonatal Nurs. 2006;35(3):376-384. DOI: 10.1111/j.1552-6909.2006.00051.x.

- Cole LA, Ladner DG, Byrn FW. The normal variabilities of the menstrual cycle. Fertility and Sterility. 2009;91(2):522-527. DOI: 10.1016/j.fertnstert.2007.11.073.

6. ERKEN ADET NASIL TAKİP EDİLMELİ? VERİ TOPLAMANIN ÖNEMİ

Adet düzenini anlamanın en basit bilimsel yöntemi, düzenli kayıt tutmaktır. Bunun için pahalı bir uygulama veya özel bir cihaz kullanmak şart değildir. Bir takvim ya da not defteri de yeterli olabilir.

Takip sırasında şu bilgileri kaydetmek faydalıdır:

- Kanamanın başladığı ilk gün ve sona erdiği gün.

- Kanamanın yoğunluğu ve varsa lekelenme.

- Karın ağrısı, baş ağrısı, yorgunluk veya göğüs hassasiyeti gibi belirtiler.

- Kullanılan doğum kontrol yöntemi veya ilaçlarda değişiklik.

- Son dönemdeki stres, uyku, beslenme ve egzersiz değişiklikleri.

- Gebelik ihtimali bulunup bulunmadığı.

Daha sonra iki kanamanın başlangıç tarihleri arasındaki gün sayısı hesaplanabilir. Örneğin, bir kanama 3 Mart'ta, sonraki kanama 30 Mart'ta başladıysa döngü 27 gündür. Sonraki kanama 24 Nisan'da başladıysa ikinci döngü 25 gün sürmüştür.

Bu örnekte döngü iki gün kısalmıştır. Ancak bu değişimden hareketle hormonal bir hastalık teşhisi koymak mümkün değildir. Daha fazla veri toplamak, değişikliğin tek seferlik mi yoksa tekrarlayan bir durum mu olduğunu anlamaya yardımcı olur.

İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) de adet tarihlerini günlük veya dijital bir takvimle takip etmenin düzensizlikleri fark etmeye yardımcı olabileceğini belirtir. Bununla birlikte, adet uygulamalarının gelecekteki tarihi kesin biçimde tahmin edemeyeceği unutulmamalıdır. Uygulamalar genellikle önceki kayıtların ortalamasından yararlanır; yumurtlamanın her ay aynı gün gerçekleştiğini garanti edemez.

Bu nedenle takvim, tanı koyan bir araç değil, değerlendirmeyi kolaylaştıran bir gözlem yöntemidir.

7. ERKEN ADET NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURMAYI GEREKTİRİR?

Her erken kanama acil bir sorun anlamına gelmez. Ancak bazı belirtiler, kanamanın nedeninin araştırılmasını gerektirir.

ACOG ve NHS'nin hasta bilgilendirmelerinde öne çıkan uyarılar arasında adetler arasında kanama, cinsel ilişki sonrasında kanama, normalden uzun süren kanama ve alışılmış döngü düzenindeki belirgin değişiklikler bulunur.

Özellikle şu durumlarda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanından değerlendirme almak uygun olur:

- Döngülerin tekrarlayan biçimde 21 günden kısa sürmesi.

- Kanamanın yedi günden uzun devam etmesi.

- Kanamanın normalden belirgin ölçüde yoğun olması.

- Adetler arasında veya cinsel ilişki sonrasında kanama görülmesi.

- Adet düzensizliğine belirgin yorgunluk, kilo değişikliği veya başka hormonal belirtilerin eşlik etmesi.

- Daha önce düzenli olan adetlerin sürekli düzensizleşmesi.

Kanama çok yoğunsa ve saatte bir ped veya tamponu tamamen dolduracak düzeye ulaşıyorsa, özellikle bu durum tekrarlıyorsa, hızlı tıbbi değerlendirme gerekir. Şiddetli ya da tek taraflı karın ağrısı, bayılma veya belirgin baş dönmesiyle birlikte kanama olması da acil değerlendirme gerektirebilir.

Gebelik ihtimali bulunan bir kişide kanamaya karın veya kasık ağrısı eşlik ediyorsa dış gebelik gibi ciddi durumların dışlanması önemlidir. Şiddetli ağrı, bayılma veya yoğun kanama varsa acil yardım alınmalıdır.

Önemli bir ayrıntı da şudur: Yalnızca döngü uzunluğuna bakarak tanı konulamaz. Hekim, öykü ve muayeneye göre gebelik testi, kan sayımı, tiroid testleri veya ultrason gibi incelemeler isteyebilir. Her hastanın bütün testlere ihtiyacı yoktur; değerlendirme belirtilere ve olası nedenlere göre şekillenir.

Kaynaklar:

- American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG), Abnormal Uterine Bleeding. https://www.acog.org/womens-health/faqs/abnormal-uterine-bleeding

- NHS, Irregular periods. https://www.nhs.uk/symptoms/irregular-periods/
 
Üst