Sevgi
New member
Bu deneyim kadınlara özgü değildir; çocuk bakımını üstlenen erkekler de aynı sorunları yaşayabilir. Fakat bakım emeğinin toplumsal olarak kadınlarla daha fazla ilişkilendirilmesi nedeniyle kadınların bazı durumlarda bu görünmeyen maliyetlerle daha fazla karşılaşabilmesi mümkündür.
Duygusal boyutun araştırmalarda tamamen hayali bir ayrım olmadığı da görülüyor. Duygusal ifade üzerine yapılan çalışmalar, kadınların bazı koşullarda daha fazla duygusal ifade gösterebildiğini; ancak farkların sosyal roller, kültür, statü, güç ilişkileri ve içinde bulunulan duruma göre değiştiğini vurguluyor. DOI+1
Dolayısıyla “pabuç eskitmek” bir kadın açısından “kaç kere gittim?” sorusunun yanında “bu süreç benden neleri götürdü?” sorusunu da çağrıştırabilir.
Aynı Olay, İki Farklı Anlatım
Bir örnek üzerinden düşünelim.
Ayşe ve Mehmet aynı kurumda aynı işlemi yaptırmaya çalışıyor. İkisinin de beş kez kuruma gitmesi gerekiyor.
Mehmet forumda şöyle yazıyor:
“Beş defa gittim. İlk seferde bilgi eksikliği vardı. İkinci seferde başka belge istediler. Üçüncü seferde sistem çalışmadı. Dördüncüde yetkili yoktu. Beşincide işi tamamladım.”
Ayşe ise şöyle anlatıyor:
“Bu işlem için beş kez gidip geldim. Her defasında başka bir şey istediler. İşten izin almak zorunda kaldım, son iki seferde çocuğumu da yanımda götürdüm. En yorucu tarafı da her seferinde yeniden başlamak zorunda kalmış gibi hissetmemdi.”
İki anlatımın temel verisi aynıdır: beş kez gidilmiş ve sonunda iş tamamlanmıştır.
Fark, olayın yorumlanma biçimindedir.
İlk anlatım süreç verilerini öne çıkarıyor.
İkinci anlatım ise sürecin insan üzerindeki etkisini görünür hâle getiriyor.
Bence burada asıl değer, hangisinin “doğru” olduğunu seçmekte değil. İki anlatımın birlikte değerlendirilmesinde.
Çünkü yalnızca sayıya bakarsak yaşanan yükün bir kısmını kaçırabiliriz. Yalnızca duyguya bakarsak da sürecin somut boyutunu ölçmekte zorlanabiliriz.
“Pabuç Eskitmek” Neden Bazen Olumsuz Bir Anlam Taşır?
Deyim her zaman övgü anlamına gelmez.
“Bu iş için çok pabuç eskitti” cümlesi bazen kişinin kararlı olduğunu anlatır. Fakat “Boşuna pabuç eskitmiş” dendiğinde anlam değişir. Bu kez harcanan emeğin sonuç vermediği vurgulanır.
Burada deyimin ilginç bir tarafı ortaya çıkıyor: Emek ile sonuç arasındaki ilişki.
Bir insan çok çalışabilir, çok gidip gelebilir, defalarca uğraşabilir; ancak sonuç alamayabilir.
Bu nedenle pabuç eskitmek her zaman “başarılı olmak” demek değildir.
Deyim daha çok sonuca ulaşmak için harcanan yoğun çabayı anlatır.
Bu ayrım özellikle iş hayatında, eğitimde, hukuki süreçlerde ve bürokraside önemlidir.
Bir öğrencinin burs kazanmak için onlarca başvuru yapması pabuç eskitmek olarak görülebilir. Bir girişimcinin yatırımcılarla defalarca görüşmesi de mecaz anlamda buna örnektir. Bir vatandaşın hakkını aramak için farklı kurumlara başvurması da aynı çerçevede değerlendirilebilir.
Dijital Çağda Pabuç Eskitmek Bitti mi?
Eskiden bir işi takip etmek gerçekten ayakkabı eskitecek kadar fiziksel hareket gerektirebilirdi.
Bugün ise e-Devlet, çevrim içi başvurular, e-posta ve dijital randevu sistemleri birçok süreci fiziksel olarak kolaylaştırdı. Fakat “pabuç eskitmek” kavramının özü ortadan kalkmadı.
Artık fiziksel ayakkabı yerine başka şeyler “eskitebiliyoruz”:
Telefon bataryası,
internet bağlantısı,
sabır,
zaman,
hatta bazen klavye.
Bir müşteri hizmetleri sorununu çözmek için saatlerce telefon görüşmesi yapmak, defalarca e-posta göndermek veya farklı dijital kanallardan başvuru yapmak deyimin modern karşılığı olarak düşünülebilir.
Yani deyim değişen teknolojiye rağmen yaşamaya devam ediyor çünkü anlattığı temel deneyim hâlâ var: Bir işi sonuçlandırmak için sürekli uğraşmak.
Asıl Tartışma: Çabayı Nasıl Ölçüyoruz?
Bana göre “pabuç eskitmek” deyimini ilginç yapan asıl nokta burada.
Aynı miktarda emek herkes için aynı anlama gelmeyebilir.
Bir kişi için üç kez kuruma gitmek küçük bir zahmet olabilirken başka biri için ulaşım, iş, çocuk bakımı veya fiziksel koşullar nedeniyle ciddi bir yük olabilir.
Bu nedenle “Kaç kere gittin?” sorusu tek başına yeterli olmayabilir.
“Bu süreç sana neye mal oldu?” sorusu da en az onun kadar önemlidir.
Öte yandan yalnızca duygusal maliyete bakmak da yeterli değildir. Sürecin kaç gün sürdüğünü, kaç başvuru yapıldığını, ne kadar para harcandığını ve sonuç alınıp alınmadığını bilmek de gerekir.
Kadınları otomatik olarak “duygusal”, erkekleri otomatik olarak “objektif” kabul etmek araştırmaların ortaya koyduğu karmaşık tabloyu basitleştirir. Bilimsel literatür, cinsiyet farklılıklarının birçok alanda küçük olduğunu ve ortaya çıkan farklılıkların bağlama göre değişebildiğini gösteriyor. Annual Reviews+1
Bu yüzden daha anlamlı bir yaklaşım şu olabilir:
Erkeklerin ve kadınların “pabuç eskitme” deneyimlerini birbirine karşı koymak yerine, insanların aynı çabayı neden farklı biçimlerde anlattığını incelemek.
Sonuç: Pabuç Eskitmek Aslında Ne Anlatıyor?
“Pabuç eskitmek”, en temel anlamıyla bir iş için bir yere çok gidip gelmek ve işi takip etmek demektir. Habertürk+1
Fakat deyimin günlük kullanımında bundan daha fazlası vardır. Israrı, zaman kaybını, emeği, bürokrasiyi, takipçiliği ve bazen de sonuçsuz kalma ihtimalini anlatabilir.
Üstelik deyimi kadın ve erkek deneyimleri üzerinden değerlendirdiğimizde önemli bir nokta ortaya çıkıyor: İnsanların çabayı ifade etme biçimleri aynı olmayabilir, ancak bunu doğrudan “erkekler objektif, kadınlar duygusal” kalıbına bağlamak bilimsel olarak yeterli değildir. Araştırmalar, duygusal ifade farklılıklarının bağlama, kültüre ve sosyal rollere göre değişebildiğini ve genel cinsiyet stereotiplerinin gerçek farklılıkları olduğundan büyük gösterebildiğini ortaya koyuyor. Sage Journals+1
Belki de “pabuç eskitmek” deyiminin bugün bize sorduğu en güzel soru şu:
Bir insanın ne kadar uğraştığını yalnızca attığı adımlarla mı ölçmeliyiz, yoksa o adımların hayatında oluşturduğu maliyeti de hesaba katmalı mıyız?
Siz hiç bir iş için gerçekten “pabuç eskitecek” kadar uğraştınız mı? Kaç kez gidip gelmeniz gerekti? Sonunda sonuç aldınız mı? Sizce bu deyim daha çok ısrarı ve emeği mi anlatıyor, yoksa içinde biraz “boşuna uğraşmak” anlamı da var mı?
Kaynaklar
1. Türkçe Sözlük ve deyim anlamını aktaran kaynaklar: “Pabuç eskitmek (veya paralamak): Bir iş için bir yere çok gidip gelmek, işi takip etmek.” Habertürk+1
2. Hyde, J. S. (2005). The Gender Similarities Hypothesis, American Psychologist. 46 meta-analizin değerlendirilmesi. PubMed
3. Zell, E., Krizan, Z. & Teeter, S. R. (2015). Evaluating Gender Similarities and Differences Using Metasynthesis. 106 meta-analiz ve 386 meta-analitik etkinin incelenmesi. PubMed
4. Hyde, J. S. (2014). Gender Similarities and Differences, Annual Review of Psychology. Annual Reviews
5. Chaplin, T. M. & Aldao, A. (2013). Gender Differences in Emotion Expression in Children: A Meta-Analytic Review. 166 çalışma ve 21.709 katılımcı. PMC
6. Brody, L. R. (1997). Gender and Emotion: Beyond Stereotypes. Journal of Social Issues. DOI
Duygusal boyutun araştırmalarda tamamen hayali bir ayrım olmadığı da görülüyor. Duygusal ifade üzerine yapılan çalışmalar, kadınların bazı koşullarda daha fazla duygusal ifade gösterebildiğini; ancak farkların sosyal roller, kültür, statü, güç ilişkileri ve içinde bulunulan duruma göre değiştiğini vurguluyor. DOI+1
Dolayısıyla “pabuç eskitmek” bir kadın açısından “kaç kere gittim?” sorusunun yanında “bu süreç benden neleri götürdü?” sorusunu da çağrıştırabilir.
Aynı Olay, İki Farklı Anlatım
Bir örnek üzerinden düşünelim.
Ayşe ve Mehmet aynı kurumda aynı işlemi yaptırmaya çalışıyor. İkisinin de beş kez kuruma gitmesi gerekiyor.
Mehmet forumda şöyle yazıyor:
“Beş defa gittim. İlk seferde bilgi eksikliği vardı. İkinci seferde başka belge istediler. Üçüncü seferde sistem çalışmadı. Dördüncüde yetkili yoktu. Beşincide işi tamamladım.”
Ayşe ise şöyle anlatıyor:
“Bu işlem için beş kez gidip geldim. Her defasında başka bir şey istediler. İşten izin almak zorunda kaldım, son iki seferde çocuğumu da yanımda götürdüm. En yorucu tarafı da her seferinde yeniden başlamak zorunda kalmış gibi hissetmemdi.”
İki anlatımın temel verisi aynıdır: beş kez gidilmiş ve sonunda iş tamamlanmıştır.
Fark, olayın yorumlanma biçimindedir.
İlk anlatım süreç verilerini öne çıkarıyor.
İkinci anlatım ise sürecin insan üzerindeki etkisini görünür hâle getiriyor.
Bence burada asıl değer, hangisinin “doğru” olduğunu seçmekte değil. İki anlatımın birlikte değerlendirilmesinde.
Çünkü yalnızca sayıya bakarsak yaşanan yükün bir kısmını kaçırabiliriz. Yalnızca duyguya bakarsak da sürecin somut boyutunu ölçmekte zorlanabiliriz.
“Pabuç Eskitmek” Neden Bazen Olumsuz Bir Anlam Taşır?
Deyim her zaman övgü anlamına gelmez.
“Bu iş için çok pabuç eskitti” cümlesi bazen kişinin kararlı olduğunu anlatır. Fakat “Boşuna pabuç eskitmiş” dendiğinde anlam değişir. Bu kez harcanan emeğin sonuç vermediği vurgulanır.
Burada deyimin ilginç bir tarafı ortaya çıkıyor: Emek ile sonuç arasındaki ilişki.
Bir insan çok çalışabilir, çok gidip gelebilir, defalarca uğraşabilir; ancak sonuç alamayabilir.
Bu nedenle pabuç eskitmek her zaman “başarılı olmak” demek değildir.
Deyim daha çok sonuca ulaşmak için harcanan yoğun çabayı anlatır.
Bu ayrım özellikle iş hayatında, eğitimde, hukuki süreçlerde ve bürokraside önemlidir.
Bir öğrencinin burs kazanmak için onlarca başvuru yapması pabuç eskitmek olarak görülebilir. Bir girişimcinin yatırımcılarla defalarca görüşmesi de mecaz anlamda buna örnektir. Bir vatandaşın hakkını aramak için farklı kurumlara başvurması da aynı çerçevede değerlendirilebilir.
Dijital Çağda Pabuç Eskitmek Bitti mi?
Eskiden bir işi takip etmek gerçekten ayakkabı eskitecek kadar fiziksel hareket gerektirebilirdi.
Bugün ise e-Devlet, çevrim içi başvurular, e-posta ve dijital randevu sistemleri birçok süreci fiziksel olarak kolaylaştırdı. Fakat “pabuç eskitmek” kavramının özü ortadan kalkmadı.
Artık fiziksel ayakkabı yerine başka şeyler “eskitebiliyoruz”:
Telefon bataryası,
internet bağlantısı,
sabır,
zaman,
hatta bazen klavye.
Bir müşteri hizmetleri sorununu çözmek için saatlerce telefon görüşmesi yapmak, defalarca e-posta göndermek veya farklı dijital kanallardan başvuru yapmak deyimin modern karşılığı olarak düşünülebilir.
Yani deyim değişen teknolojiye rağmen yaşamaya devam ediyor çünkü anlattığı temel deneyim hâlâ var: Bir işi sonuçlandırmak için sürekli uğraşmak.
Asıl Tartışma: Çabayı Nasıl Ölçüyoruz?
Bana göre “pabuç eskitmek” deyimini ilginç yapan asıl nokta burada.
Aynı miktarda emek herkes için aynı anlama gelmeyebilir.
Bir kişi için üç kez kuruma gitmek küçük bir zahmet olabilirken başka biri için ulaşım, iş, çocuk bakımı veya fiziksel koşullar nedeniyle ciddi bir yük olabilir.
Bu nedenle “Kaç kere gittin?” sorusu tek başına yeterli olmayabilir.
“Bu süreç sana neye mal oldu?” sorusu da en az onun kadar önemlidir.
Öte yandan yalnızca duygusal maliyete bakmak da yeterli değildir. Sürecin kaç gün sürdüğünü, kaç başvuru yapıldığını, ne kadar para harcandığını ve sonuç alınıp alınmadığını bilmek de gerekir.
Kadınları otomatik olarak “duygusal”, erkekleri otomatik olarak “objektif” kabul etmek araştırmaların ortaya koyduğu karmaşık tabloyu basitleştirir. Bilimsel literatür, cinsiyet farklılıklarının birçok alanda küçük olduğunu ve ortaya çıkan farklılıkların bağlama göre değişebildiğini gösteriyor. Annual Reviews+1
Bu yüzden daha anlamlı bir yaklaşım şu olabilir:
Erkeklerin ve kadınların “pabuç eskitme” deneyimlerini birbirine karşı koymak yerine, insanların aynı çabayı neden farklı biçimlerde anlattığını incelemek.
Sonuç: Pabuç Eskitmek Aslında Ne Anlatıyor?
“Pabuç eskitmek”, en temel anlamıyla bir iş için bir yere çok gidip gelmek ve işi takip etmek demektir. Habertürk+1
Fakat deyimin günlük kullanımında bundan daha fazlası vardır. Israrı, zaman kaybını, emeği, bürokrasiyi, takipçiliği ve bazen de sonuçsuz kalma ihtimalini anlatabilir.
Üstelik deyimi kadın ve erkek deneyimleri üzerinden değerlendirdiğimizde önemli bir nokta ortaya çıkıyor: İnsanların çabayı ifade etme biçimleri aynı olmayabilir, ancak bunu doğrudan “erkekler objektif, kadınlar duygusal” kalıbına bağlamak bilimsel olarak yeterli değildir. Araştırmalar, duygusal ifade farklılıklarının bağlama, kültüre ve sosyal rollere göre değişebildiğini ve genel cinsiyet stereotiplerinin gerçek farklılıkları olduğundan büyük gösterebildiğini ortaya koyuyor. Sage Journals+1
Belki de “pabuç eskitmek” deyiminin bugün bize sorduğu en güzel soru şu:
Bir insanın ne kadar uğraştığını yalnızca attığı adımlarla mı ölçmeliyiz, yoksa o adımların hayatında oluşturduğu maliyeti de hesaba katmalı mıyız?
Siz hiç bir iş için gerçekten “pabuç eskitecek” kadar uğraştınız mı? Kaç kez gidip gelmeniz gerekti? Sonunda sonuç aldınız mı? Sizce bu deyim daha çok ısrarı ve emeği mi anlatıyor, yoksa içinde biraz “boşuna uğraşmak” anlamı da var mı?
Kaynaklar
1. Türkçe Sözlük ve deyim anlamını aktaran kaynaklar: “Pabuç eskitmek (veya paralamak): Bir iş için bir yere çok gidip gelmek, işi takip etmek.” Habertürk+1
2. Hyde, J. S. (2005). The Gender Similarities Hypothesis, American Psychologist. 46 meta-analizin değerlendirilmesi. PubMed
3. Zell, E., Krizan, Z. & Teeter, S. R. (2015). Evaluating Gender Similarities and Differences Using Metasynthesis. 106 meta-analiz ve 386 meta-analitik etkinin incelenmesi. PubMed
4. Hyde, J. S. (2014). Gender Similarities and Differences, Annual Review of Psychology. Annual Reviews
5. Chaplin, T. M. & Aldao, A. (2013). Gender Differences in Emotion Expression in Children: A Meta-Analytic Review. 166 çalışma ve 21.709 katılımcı. PMC
6. Brody, L. R. (1997). Gender and Emotion: Beyond Stereotypes. Journal of Social Issues. DOI